3 saniyenizi ayırın, ihtiyacınız olan sigorta ürününü seçin,
bilgilerinizi doldurun, anında %45 e varan
fiyat avantajından faydalanın
0216 290 66 30 7/24 bize ulaşabilirsiniz
info@startsigorta.com.tr
  • trafik sigortası
Trafik Sigortası

Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.

Araca bağlı olarak çekilmekte olan römork veya yarı römorkların (hafif römorklar dahil) veya çekilen bir aracın sebebiyet vereceği zararlar, çekicinin sigortası kapsamındadır. Ancak, insan taşımada kullanılan römorklar bunlar için poliçede özel şartları belirtilecek ek bir sorumluluk sigortası sağlanmış olması kaydıyla teminata dahil olur.

Meydana gelen bir kazada zararın önlenmesi veya azaltılması amacıyla, sigorta ettirenin yapacağı makûl ve zorunlu masraflar sigortacı tarafından karşılanır.

Bu sigorta işletenin (sigorta ettirenin) haksız taleplere karşı savunmasını da temin eder.

Trafik Sigortası Yurt Dışında Da Geçerli Olur mu?

Türkiye de zorunlu trafik sigortasını yaptırdınız, kendinizi ve karşı tarafı güvence altına aldınız, içiniz rahatladı, peki aynı durum aracınızla çok sık çıktığınız yurt dışı seyahatlerinde de geçerli midir?

Trafik sigortası sadece Türkiye sınırları içerisinde karşılaşılacak kaza ve vakaları güvence altına alan bir uygulamadır, fakat yurt dışına şahsi araçla çok sık seyahat eden insanlar içinde aynı güvence ve teminatları kapsamı altına alan Yeşil Kart Trafik Sigortası uygulaması yürütülmektedir. Uluslar arası motorlu taşıtlar sigortası olarak da bilinen bu sertifika, kişileri yurt dışında karşılaşabilecekleri maddi manevi tüm kayıpları teminat altına alan bir uygulamadır.

Gidilen her farklı ülkede yeni bir sigorta yaptırma zorunluluğunu ortadan kaldıran bu sistem, kişilerin kaza yapılan ülke vatandaşı olup olmadığına bakılmaksızın bütün teminatlardan faydalanma fırsatı vermektedir. Özellikle balkan ülkelerinde ve ülkemize giriş yapacak yabancı plakalı araçlarda mutlaka geniş kapsamlı yeşil kart sigortası şartı aranmaktadır. Bu sertifika yalnızca yeşil kart bürosu bulunan ülkelerde geçerli olmakla birlikte, AEB üyesi olan devletlerin kod numaralarının bu sertifikada yer alması gerekmektedir.

Dünya da 46 ülkede kullanılan bu sistemin kapsamları BM tarafından belirlenmektedir. Ülkemizde motorlu taşıtlar bürosu tarafından yürütülen bu uygulamaya, 8 şirket temsilcilik etmektedir. Sertifikaya başvuru, biten sertifikanın yenilenmesi, hasar tazminlerinin yapılması gibi işlemler bu kurumlar tarafından yürütülmektedir. Yeşil kartın avantajlarından faydalanabilmek için bazı şartlar göz önünde bulundurulmaktadır.

Bunlar seyahat edilecek ülkenin kodunun sertifikada bulunması, sertifika üzerinde herhangi bir oynama, silme, ekleme işlemlerinin olmaması, araç ve kişiyle ilgili bilgiler kartta doğru ve eksiksiz olarak tanımlanmış olması. Yabancı ülkeye giriş yapıldığında sertifikanın süresinin bitmemiş ve aktif durumda olması aranan en önemli özelliklerdir.

Her ülkenin kendine ait uluslar arası hasar temsilcileri bulunmaktadır. Vaka sonucu gelişen hasarlarla bu temsilcilikler ilgilenerek, her türlü hasar tazmini, eksper, avukat gibi işlemler bu kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Kazanın ne zaman nerede geleceği belli olmaz bu sebeple hem yurt içinde hem de yurt dışında kendinizi güvencede hissetmeniz için trafik sigortasının yanı sıra yeşil kart sigortanızı da yaptırabilir, hem yurt içinde hem de yurt dışında güvenle seyahat edebilirsiniz.

Trafik Sigortasının Sağlık Giderleri Sgk'dan

Trafik sigortası; yaşanan trafik kazalarının ortaya çıkaracağı hasarları, sağlık giderleri ve vefat tazminlerini teminat altına alan ve sadece karşı tarafın uğrayacağı zararı karşılayan bir poliçedir. En son 1 Haziranda yürürlüğe giren yeni yasasıyla teminat kapsamlarını ve teminat dışı kalan durumları yeniden güncelleyen bu yasa da dikkat çeken en önemli detay, kaza sonucu oluşan sağlık giderlerinin sigorta şirketi tarafından değil de, SGK tarafından karşılanacağının yönetmeliğinin yayınlamasıdır.

Yayınlanan yönetmelik şu şekilde ibare edilmiştir. “Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık gideri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve güvence hesabının sorumluluğu 2918sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. Maddesi hükmü gereğince sona ermiştir”.

Bu madde de açıkça kaza sonucu ortaya çıkacak tüm sağlık giderlerinin( görüntüleme, tetkik, tedavi, ilaç) Sosyal Sigorta Kurumu tarafından karşılanacağının ve sigorta şirketlerinin bu sorumluluktan men edildiği bildirilmektedir. Sigorta şirketleri de tedavinin sonlandırılmasıyla birlikte ortaya çıkabilecek, sakatlık ve vefat gibi durumlarda devreye girerek karşı tarafın zarar tazminlerini yapmakla yükümlü olacaktır.

Ayrıca kişilerin tedavileri esnasında ihtiyaç duyacakları protez ve organ bedellerini de SGK tarafından teminat altına alındığı bu bildiride, kişilerin kaza sonucunda karşı karşıya kalabilecekleri, iş gücü kaybının zararlarını da, sürekli sakatlık yada özür raporu alana kadarki geçen sürede SGK tarafından karşılanacaktır.Ayrıca 59. Maddede de kişilerin sigortalı olup olmadığı gözetilmeksizin, bütün kamu kurum ve kuruluş hastanelerinde gerekli bütün tedavilerinin yapılabileceği ve bu yönetmeliğin yayınlanmasından önce meydana gelmiş kazalarında bu tüzükten yaralanabilneceği de duyurulmuştur.

SGK karşılayacağı bu sağlık giderlerini, sigorta şirketlerinin yazdıkları primler ile güvence hesabındaki miktarların %15 ini geçmeyecek biçimdeki tutarı şirketlerden tahsil ederek hizmetlerini sunacak.

Dask Hangi Durumlarda Kapsam Dışı Kalır?

Yeni yönetmeliğe göre yaptırılması zorunlu sigorta alternatiflerinden biri olan Dask, konutlarının doğal afetler neticesinde, uğrayacakları maddi hasarların tazmin edilmesinde devreye girerek, teminatlar kapsamında ve limitler dahilinde hasar ödemesi yapmaktadır.

Konutların deprem kaynaklı karşılaşacakları yangın, sel, tusunami gibi bilindik doğal afetler karşısında görecekleri hasarları teminat altına alan bu sigorta poliçesi, bazı durumlarda kapsam dışı kalmakta, zarar tazmini yapmamakta ya da sigorta kapsamına alınmamaktadır. Bu başlıklar şu şekilde sıralanmaktadır.

Afetler sonucunda ortaya çıkan enkazların kaldırılması, iş kayıpları ve bunun sonucunda gelişebilecek maddi zararlar, ekonomik sıkıntılar ve kar kayıpları gibi mali sorumluluklar ZDS teminatı dışında kalan durumlardır. Bunun dışında; manevi tazminat talepleri, kaza sonucu oluşacak yaralanmaların sağlık giderleri , afetle birlikte zarar gören taşınır malların uğradığı hasarlar ile binanın kendinden kaynaklanan her hangi bir sebeple yaşayacağı zararlar da DASK teminatları dışında kalan durumlardır.

Birde yapının bulunduğu ortam ve kimlik sonucu DASK sigortası kapsamına alınmayan bölümler bulunmaktadır. Bunlarda; kamu kuruluşlarına ait binalar, köy ve beldelerdeki yapılar, tamamı ticari olarak kullanılan yapılar, kaçak yani tapuda kaydı olmayan hazine arazileri üzerine yapılmış binalar, bakımsız ve yıkılacak durumda olan yapılar da ZDS yaptırılamayacak, kapsamının dışında kalan maddelerdir.

Zorunlu deprem sigortası yaptırırken doğru beyan vermek, karşılaşacağınız sorun karşısında sağlıklı tazmin hakkı alabilmenize sebep olacaktır, yanlış yada eksik verilen beyanlar zarar karşısında sözleşmede yer alacak limitler ve çerçeveler dahilinde teminat altına alındığı için ona eşdeğer bir tazmine tabi tutulacaktır.

Sigorta Eksperlerini İlgilendiren Yasa Genel Kuruldan Geçti

Sigorta eksperleri; kişilerin sigorta kapsamına aldıkları araç, ev, mahsul gibi varlıklarının karşılaştıkları hasar durumunda, zarar tazminlerinin belirlenmesi ve hasarın boyutunun ortaya çıkarılması konusunda etkili olan belirleyici ve tarafsız kişilere verilen addır. Sigorta şirketine ait bir personel olmayan, tamamen tarafsız olarak çalışan sigorta eksperleri, branşlara göre ayrılmakta ve bu doğrultuda hizmet vermektedir. Yani taşıtların karıştığı kazaya araç eksperi, tarım da yaşanan sıkıntılara tarım eksperinin ilgilenmesi gibi.

Sigorta eksperleri hakkında yeni düzenlemeler yapılmış ve bu düzenlemelerde deneyim, yüksek öğretim ve sigortalılarında kendi eksperini seçebilmesi gibi maddeler yürürlüğe koyulmuştu.Fakat 25 mart 2015 Çarşamba gecesi, genel kurulda kabul edilen ve değiştirilen iki madde ile sigorta eksperleri kanununda yeni değişiklikler yapıldı.

Bunlardan ilki 03.06.2007 tarihli 5684 sayılı Sigortacılık kanununun 22. Maddesinin18. Fıkrası yürürlükten kaldırılmış olmasıdır. Bir diğer madde ise 19. Fıkranın değiştirilmesi yönündedir. Bu başlıkta; 19)’ Sigorta eksperinin sigortacı veya sigorta ettiren yada sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler tarafından atanması, eksperin iş kabulu, askeri ücret tarifesinin tespiti de dahil olmak üzere ekspertiz ücretinin belirlenmesi ile ilgili usul ve esaslar Birlik ve Sigorta Eksperleri İcra Komitesinin görüşleri alınarak yönetmelikle düzenlenir. ‘Şeklindedir.

Eş Değer Parça Genelgesine İki Madde Daha Eklendi

Hazine Müsteşarlığı 13.01.2015 tarihinde resmi gazetede Motorlu Araç Sigortalarında Eş Değer Parça Belgeleme Esaslarına İlişkin genelge yayınlamış ve 1 Haziran itibari ile de yürürlüğe gireceğini duyurmuştu.

Yayınlanan genelgeye göre kazaya karışan araçların, onarımında ve parça değişiminde eş değer yedek parçalar kullanılacak ve servislerin güvenilirliğinden sigorta şirketi sorumlu tutulacaktı, Sigorta firmaları uzman belgelendirme şirketleri ile anlaşacak fakat bu şirketlerde alanında deneyimli alt yapısı sağlam ve mali değerliliği olan kurumlardan meydana gelecekti. Kullanılan eş değer malzemelerin TSE ye uygunluğu kanıtlanmış ve 2 yıl garanti altında olması da bildiride yayınlanan diğer şartlar arasında yer almaktaydı. Ayrıca Araçlarına usüllere uygun olarak yapılan onarım ve parça değişimlerin sigortalı tarafından red edilemeyeceğininde ön görüldüğü bu maddelere yürürlüğe girmeye sayılı günler kala iki başlık daha ilave edildi.

10 yaşından büyük araçları ilgilendiren bu başlıklar, kazaya karışan 10 yaş üstü taşıtların, eş değer parça değişimi konusunda, ekspertiz incelemesinin dikkate alınacağı ve bu doğrultuda karar verileceği yönündeydi. Böylelikle eş değer parça değişimine bir sınırlama diyebileceğimiz bu madde ile ekspertizin dosyaya işleyeceği karar doğrultusunda değişimin yapılacapı yada yapılmayacağı netlik kazanacak.

Yürürlükte yer alacak bir diğer başlık ise belgelendirme yapacak olan kurumların, uygulanacak olan eş değer parçaya yapacakları uygunluk testelerinde, hakim niteliğindeki sonuçların esas alınarak parça değişimlerinin yapılacağı doğrultusundaydı. Bu madde ile de araca uygun olan parçanın, belgendirme kurumları tarafından karar verilen parça ile değiştirilebilmesi yönündedir.

Trafik Sigortası Primleri Nasıl Belirlenir?

Ülkemizde doğu, batı, kuzey, güney ayırt etmeden mutlaka yaptırılması söz konusu olan Trafik Sigortası olası kaza esnasında karşı tarafın uğrayacağı maddi manevi zararları karşılamak ve onları teminat altına almak amaçlı oluşturulmuştur. Hazine müşteşarlığı tarafından belirlenen standart teminatlarla her türlü sağlık, tazminat ve araç onarımlarını karşılayan bu poliçe türünün primleri belirlenirken pek çok kriterler göz önünde bulundurulmaktadır.

Trafik sigortası primleri sigorta şirketleri tarafından belirlenmektedir. Ödeme koşullarının, zamanlarının ve biçimlerinin kişiye özel olarak belirlendiği ve oluşturulduğu bu sistem, poliçelerin her sene düzenli olarak yeniletilme koşuluyla imzalanmaktadır.

Trafik sigortası primleri oluşturulurken göz önünde bulundurulan en önemli faktör aracın bulundğu şehirdir. Elbetteki trafik yoğunluğu yaşanan ve her an bir kaza söz konusu olabilen bu tür ortamlarda bulunan araçların primleri poliçeyi oluştururken etkin rol oynamaktadır.Taşıtın kullanım amacı (ticari yada bireysel) primleri etkileyen bir diğer faktördür.

Ticari amaçla kullanılan bir araç elbetteki sürekli trafiğin içinde olacağı ve her türlü sorunlarla karşılaşabilemesi an meselesi olacağı için risk altındadır. Bu sebeple Sigorta şirketi bu durmu da göz önünde bulundurarak prim belirlemesi yapmaktadır.

Sahip olunan aracın modeli yaşı ve markası da primlerdeki fiyat farkını etkileyen faktörler arasındadır.Araç kullanıcısının kaza tutanakları( daha önce kaç defa kazaya karışıp karışmadığı) yada hiç kazaya karışmaması sonucu geçen senelerde kazandığı hasarsızlık indirimleri prim fiyatlarında değişikliğe sebep olmaktadır.

Kişinin poliçelerini zamanında yeniletip yeniletmediği, ödemelerini düzenli yapıp yapmadığı da göz önünde bulundurulan bir diğer sebepler arasında gösterilmektedir.Trafik sigortasının yaptırılmaması yada zamanı geçen poliçelerin yenilenmemesinden dolayı aracın trafikten men edileceği unutulmamalıdır.